Gelişim Psikolojisi

Ahlak Gelişimi Yaklaşımları

Ahlak Gelişimi

Ahlak gelişimi yaklaşımları 4 ana başlık altında incelenebilir. Bunlar Psikoanalitik yaklaşım, Davranışçı yaklaşım, Sosyal Öğrenme yaklaşımı ve Bilişsel yaklaşımdır. 

Ancak bu yaklaşımlara geçmeden önce bilinmesi gereken üç ana kavram vardır. Bunlar;

Günah Öğretisi

St Augustine gibi bazı teologların savunduğu bu görüşe göre çocuklar doğuştan günahkar varlıklardır ve ebeveynler çocuklarına kutsal değerler sunarak çocukları bu günahlardan arındırmalıdır. Hıristiyanlıktaki vaftiz bunun bir örneğidir. 

Doğuştan Masumiyet Öğretisi

J. J. Rousseau’nun temsil ettiği bu öğreti çocukların doğuştan masum olduklarını savunur. Çocuklar kötü ve ahlak dışı davranışlarını yetişkinlerden öğrenirler. Bu nedenle yetişkinler çocuklara müdahale etmemeli ve ahlak dışı davranışlarını empoze etmemelidirler.  

Boş Levha Öğretisi (Tabula Rasa)

John Locke’un temsil ettiği bu öğretiye göre çocuklar ne masumdur ne de günahkar. Çocuklar dünyaya nötr olarak gelir. Daha sonraki eğitimler çocuğun yaşamını belirler.

Ahlak Gelişimi Yaklaşımları

Psikoanalitik Yaklaşım

Freud’a göre ahlak gelişimi süperego’nun gelişimi ile gerçekleşir. Fallik dönemin sonuna doğru gelişen süperego özdeşim ve içleştirme savunma mekanizmalarıyla birlikte oluşur. Özdeşim savunma mekanizmasıyla çocuk, aynı cins ebeveynin yaptıklarını yaparak onu taklit eder. İçleştirme savunma mekanizması ile ise ebeveynin istediği davranışları yaparken istemediklerini yapmaz. Yani ceza verilen davranışları yapmaz ancak ödüllendirilen davranışları yapar. Suçluluk duygusunun temeli içleştirme savunma mekanizması iken, gurur duygusunun temeli özdeşim savunma mekanizmasıdır. 

Süperegonun bazı temel görevleri vardır. Bunlar id’den gelen içgüdüsel dürtüleri bastımak, egoyu gerçekçi davranışlar yerine ahlaki davranışlara yönlendirmek ve kusursuz olmaya çalışmaktır.

Davranışçı Yaklaşım

Davranışçı yaklaşım John Locke’un tabula rasa görüşünü paylaşır. Bu boş levhanın nasıl şekilleneceği bireyin sahip olacağı ahlak anlayışını da önemli ölçüde etkiler. Çevre ve pekiştireçler ahlaki davranışların öğrenilmesinde oldukça önemli bir yer taşır. Ebeveynlerin iyi davranışı ödüllendirip kötü davranışı cezalandırması çocuğun ahlaki davranış anlayışını şekillendirmektedir. Bu nedenle davranışçı yaklaşım ahlak gelişiminde asıl önemli olanın içsel süreçler değil, çevre olduğunu savunur.

Sosyal Öğrenme Yaklaşımı

Sosyal öğrenmenin temsilcisi olan Bandura’ya göre ahlaki davranışlar model alma yoluyla şekillenir. Yani davranışçı kuramın asıl önemli öge çevredir görüşüyle paralel bir yaklaşım içerisindedir. Çocuk ailesinde ve çevresinde gördüğü davranışları model alma yoluyla öğrenir. Dolaylı ceza, dolaylı pekiştirme gibi çocuğun sürece dahil olmadığı ancak bunları öğrendiği ahlaki değerler dolaylı olarak da edinilebilir. 

Bilişsel Yaklaşım

Bilişsel yaklaşıma göre ahlak, zihinsel süreçlerin gelişiminin sonucunda oluşur. Bireyin akıl yürütme biçimi, zihinsel gelişim düzeyi gibi değişkenler ahlaki gelişim üzerinde oldukça etkilidir. Piaget’nin bilişsel gelişim dönemlerinde gördüğümüz üzere farklı bilişsel gelişim düzeyleri vardır. Ve her gelişim düzeyi farklı ahlaki gelişim özelliklerine sahiptir.  Ahlak gelişiminin zihinsel süreçlerle paralel olarak ilerlediğini savunan üç kuramcı vardır. Bunlar Piaget, Kohlberg ve Gilligan’dır. Bu kuramcıların kuramlarını yazımızın devamında bulabilirsiniz. 

Ahlak gelişimi yaklaşımları konusu burada sona erdi.

Bir önceki konu olan Dil Gelişimi Dönemleri konusu için tıklayın.

Etiketler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı