Gelişim Psikolojisi

Savunma Mekanizmaları – 22 Savunma Mekanizması

Savunma Mekanizmaları

Bireyin gereksinimlerinin doğru olarak tatmin edilememesi engellenme ve çatışma adında iki temel duruma yol açar. Birey bu engellemeler ve çatışmalarla gerçekçi yollarla baş edemediği için savunma mekanizmalarını kullanır. Savunma mekanizmaları kişinin çatışmaların yarattığı kaygıdan kurtulmasını sağlar. 

Engellenme 

Güdülerin amacına ulaşılamaması sonucu ortaya çıkar. Örneğin cinsellik güdüsünün amacına ulaşmaması sonucu birey engellenme yaşayabilir. Engellenme sonucunda kişide öfke, çaresizlik, saldırganlık, aşırı bağımlılık, kaygı vb. gibi duygular ve davranışlar ortaya çıkabilir. 

Çatışma 

Güdülerin rekabeti sonucu kişiyi zıt durumlar arasında bırakmasıdır. Çatışma İd’in istekleri ve süperego’nun bastırmaları çatışmalara yol açar. Ego ise bu çatışmalara çözüm bulmakla görevlidir.  Çatışmalar türlerine göre üçe ayrılır. Bunlar;

Çatışma Türleri

Yaklaşma-Yaklaşma

Bireyin seçmek istediği iki durum arasında kalmasıdır. Örneğin parası sadece telefona veya televizyona yeten birinin her ikisini de istemesi.

Yaklaşma-Kaçınma

Bireyin istediği ve istemediği iki durum arasında kalmasıdır. Örneğin şeker hastası olan birinin baklava yemeyi çok sevmesi ve baklava yerse şekerinin yükselmesi.

Kaçınma-Kaçınma

Bireyin istemediği iki durum arasında kalmasıdır. Örneğin hasta olan ancak hastaneye gitmek istemeyen birinin durumu kaçınma-kaçınma çatışmasına örnektir.

Savunma Mekanizmaları

Zorlanımlı durumlarla baş etmenin iki yolu vardır. Bunlardan biri bilinçli bir şekilde baş etmek ve bilinçsiz baş etmektir. Bilinçli baş etme sağlıklı olan yol iken birey başa çıkamadığı durumlarda bilinçsiz baş etme yollarını kullanır. Bilinçsiz baş etme ise savunma mekanizması geliştirme şeklinde ortaya çıkar. 

Her birey bazı durumlarda savunma mekanizması geliştirir. Birey farkında olmadan bir seviyeye kadar savunma mekanizması geliştirmesi aslında normal olarak kabul edilir. Ancak bir seviyeden sonra savunma mekanizmaları sürekli kullanılırsa kişiyi gerçekten koparır ve ruh  sağlığını tehlikeye atar. 

Savunma Mekanizması Tanım ve Örnek
BastırmaBirey, kaygı verici duygu, düşünce ve istekleri bilincinden uzaklaştırır, unutur ve bastırır. Birey bunları bilinçdışına atar. Kişisel çaba ile hatırlanamaz, özel teknikler gerekir. En temel savunma mekanizmasıdır. Örneğin ölümden korkan birinin hiç ölüm yokmuş gibi yaşaması, ölümü bilinçdışına atması.
Yer (Yön) DeğiştirmeBireyi zorlayan duygu veya düşüncelerinin hiç alakası olmayan başka bir nesneye yönlendirilmesidir. Kişi öfke gibi duyguları başka bir nesneye yansıtır. Klasik örnek olarak iş yaşamında sorun yaşayan birinin bunu eve yansıtması. Hıncını evdekilerden çıkarması
Karşıt Tepki Geliştirme Bireyi zorlayan duygu ve düşüncelerin tam tersinin yapılmasıdır. Birey duygu ve düşüncelerini kabullenmekte sorunlar yaşayabilir ve bunu savunma mekanizmasına dönüştürür. Örneğin uyuşturucuya eğilimi olan birinin uyuşturucuya aşı şekilde karşı çıkması ve bunu yapanların cezalandırılmasını istemesi.
Mantığa BürümeBireyin duygu ve düşüncelerinin kendisine ve çevresine uygun olacak şekilde açıklanmasıdır. İki işlevi vardır. Bunlar davranışı haklı gösterme ve ulaşılamayan şeyler için düş kırıklığını gizleme. Örneğin bir işe kabul edilmeyen birinin zaten bu iş bana göre değildi demesi ve parası olmadığı için dolmuşa binemeyen birinin yürümek daha güzel demesi.
YansıtmaBireyin kendi davranışlarının sorumluluğunu başkalarına yüklemesidir. Başarısızlık durumlarında başkalarını suçlama eğilimi vardır. Örneğin sınavdan geçemeyen birinin hoca bana taktığı için geçemedim demesi.
ÖdünlemeBireyin bir durumun yarattığı kaygıyı başka davranışlarla gidermeye çalışmasıdır. Örneğin sosyal ilişkilerde başarısız olan birinin akademik alana yönelerek aşırı başarılı olması.
YüceltmeTek olumlu savunma mekanizmasıdır. Bireyin toplum tarafından kabul edilmeyen duygu, düşünce ve davranışlarını kabul edilebilir bir alana yönlendirmesidir. Örneği saldırganlık dürtüleri yoğun olan birinin boksör olması.
İnkar(Yadsıma)Bireyin acı veren bir olayın varlığını kabul etmemesi ve reddetmesidir. Örneğin çocuğu ölen bir annenin çocuğu ölmemiş gibi davranması, elbiselerini sürekli saklayıp geleceğini düşünmesi.
ÇarpıtmaBireyin hoşuna gitmeyen durumları istediği şekilde, iç dünyasının ihtiyaçlarına göre anlatmasıdır. Örneğin birinden hoşlanan gencin, onun her hareketini kendine kur yapılması olarak algılaması.
BölünmeBireyin çevresindekileri veya kendisini bir gün iyi, bir gün kötü olarak algılamasıdır. Ya hep ya hiç durumu günler arasında değişiklik gösterir. Birey kişilerin aynı anda hem kötü hem de iyi olabileceklerini algılayamaz.
İlkel İdealleştirmeBireyin karşısındaki kişiyi tamamen iyi veya tamamen kötü olarak algılamasıdır. Övgülerde bulunurken kişinin kendisine karşı olan yanlış davranışıyla kişiyi yermeye başlar.
DışsallaştırmaBireyin kendi denetimi altında olan olay, duygu ve düşünceleri dış etmenlere bağlamasıdır. Yansıtmadan farklı olarak dış güçlerin kontrolü olduğunu düşünür.. Örneğin her şey kaderimizde var ve alınyazısını değiştiremeyiz düşüncesi.
ÖzdeşleşmeBireyin başkasına her açıdan benzemeye çalışmasıdır. Bireyler yetersiz hissettiklerinde bu savunma mekanizmasına başvurabilmektedirler.
GerilemeBireyin zor bir durumda bir önceki gelişim dönemine gerilemesidir. Örneğin çocuklarda kardeşleri doğduğunda gerçekleşir. Çocuklar yeni kardeşlerinin aldığı dikkati kendi üzerine çekmek amacıyla bebek gibi davranmaya başlayabilir.
BedenselleştirmeBireyin yaşadığı sıkıntının vücudunda belli olaylarla ortaya çıkmasıdır. Örneğin yoğun kaygı yaşayan birinin sürekli mide ağrısı.
PolyannacılıkBireyin yaşananların sadece ve sadece iyi taraflarını görmesidir. Sürekli olarak bardağın dolu tarafını görmektir. Örneğin kişinin iflastan sonra önemli değil cana geleceğine mala geldi demesi.
ÖzgecilikBireyin çıkar gözetmeksizin kendini başkalarına adamasıdır. Birey diğerlerinin çıkarlarını kendi çıkarlarından üstün görür.
Soyut Kavramlara BürümeBireyin kaygı verici durumları soyut kavramlar olan mistik veya felsefik kavramlar çerçevesinde açıklamasıdır. Örneğin bireyin ölen bir yakınının ardından zaten o cennette denmesi.
DüşünselleştirmeBireyin kaygı verici durum hakkında sürekli olarak bilgisel olarak konuşmasıdır. Örneğin okula gitmek istemeyen birinin sürekli olarak eğitim sisteminden bahsetmesi.
AsetizmBireyin sosyal baskılar ve engellemeler sonucu hoşlanılan davranışlardan kaçma, bunlardan el çekmedir. Örneğin kızlarla konuşmaktan hoşlanan birinin toplumsal baskı nedeniyle kaçınması.
SempatiBireyin insanlar beni severlerse zarar da vermezler anlayışıyla hareket etmesidir. Birey çevresine iyi insan izlenimi bırakmaya çalışır ve diğerlerini sürekli olarak onaylar.
YalıtmaBireyin bir duruma karşı olan duygularını bastırmasıdır. Örneğin sürekli ölü gören bir morg görevlisinin acı çekmemesi.

Savunma Mekanizmaları konusu burada sona erdi.

Bir önceki konu olan Psikanalitik Kuram için tıklayın.

Etiketler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı